- startkeyzirve
- 0Yorumlar
- 157Görüntülenme
Hazine arazisi satışı, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi ve Hazineye ait tarım arazilerinin satışı işlemlerinin, kamu mülkiyetinin planlı yönetimi ve milli servetin korunması amacıyla kanunla belirlenen usul ve esaslar dairesinde yürütülmesidir (Orman Kanununun ikinci maddesi). Bu alanlarda kullanıcı veya alıcı konumundaysanız mülkiyet edinme süreciniz bu kurallara göre ilerler.
2/B arazisi ve hazine arazisi satışı nedir, yasal dayanağı nedir?
İki be alanları, tarihsel süreçteki değişiklikler ve kesinleşmiş mahkeme kararları uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ve çıkarılacak yerlerin mevzuat sistematiğindeki tanımıdır (Orman Kanunu). Teknik ve hukuki yönden orman niteliğini tam olarak yitirdiği resmi komisyonlarca tescil edilen bu sahalarla karşılaştığınızda, söz konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tescil edildiğini görürsünüz. Bu taşınmazlar özel kanun hükümleri kapsamında doğrudan tasarruf ve satış rejimine dahil edilmiş alanlar statüsündedir.
Emlak vergi değeri ve rayiç bedel nedir?
Emlak vergi değeri, taşınmazın belirlenen asgari metre kare birim değeri üzerinden hesaplanacak bedelidir (Emlak Vergisi Kanununun yirmi dokuzuncu maddesi). Mevzuat sistematiğinde kabul edilen bu değer tapu kayıtlarına tescil edilir ve karşılaşacağınız yasal süreçlerde esas alınır. Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesi ve devri süreçlerinde ilgili belediyeler tarafından takdir edilen asgari metre kare birim değeri ile bu değer üzerinden hesaplanan emlak vergi değeri göstergeleri temel mali dayanak olarak kabul edilir.
Rayiç bedel ise satılacak taşınmazların tespit ve takdir edilen bedelidir ve tahakkuka, doğrudan satışa ve taksitlendirme işlemlerine resmi temel teşkil eder (Devlet İhale Kanunu veya Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Kanun). Bir hazine arazisi satışı işleminde ödeyeceğiniz tutar belirlenirken, idare tarafından iki be satışlarında görevlendirilen takdir komisyonları devreye girer. Bu komisyonlar taşınmazın konumunu ve niteliklerini inceleyerek mevzuat çerçevesinde resmi rayiç bedel tespiti ve takdiri gerçekleştirir.
Kullanım kadastrosu, kadastro tutanakları ve güncelleme listeleri nedir?
Güncelleme listesi, iki be alanlarından daha önce kullanım kadastrosu yapılan yerlerin fiili kullanım durumlarını gösteren ve tescil edilerek resmiyet kazanan listelerdir (Kadastro Kanununun ek dördüncü maddesi). Tapu kütüğüne tescil edilen bu güncelleme listeleri, taşınmazı fiilen tasarrufunda bulunduran kullanıcıların ve hak iddia eden zilyetlerin isimlerini resmiyete dökerek sizin hak sahipliği tespitinize zemin hazırlar. Kullanım kadastrosu yapılmış iki be sahalarının en güncel zilyetlik ve mülkiyet dağılımını gösteren tescilli güncelleme listeleri, idarece doğrudan satış başvurularınızın incelenmesinde ve sonuçlandırılmasında birincil yasal kaynak niteliği taşır.
Kadastro tutanakları, iki be alanlarının fiili kullanım durumlarını gösteren kesinleşmiş belgeler olup taşınmazın sınırlarını ve kullanıcılarını hukuken bağlayıcı biçimde kayıt altına alarak fiili kullanım durumunun yasal tespitinde temel delil teşkil eder (Kadastro Kanunu). Kesinleşen kadastro tutanağında yer alan fiili kullanım kayıtları ile sınır tespitleri, doğrudan satış talebinde bulunduğunuzda hak sahipliği sıfatınızı doğrulamada idarenin esas alacağı temel yasal belgedir ve resmi kayıttır.
Sahada yürütülen kullanım kadastrosunda kadastro ekipleri, iki be alanlarında taşınmazın kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı ve üzerindeki muhdesatın kime ait olduğunu tespit eder. Ekipler bu bilgileri kadastro tutanağının beyanlar hanesinde açıkça gösterirler ve tescil ederler. Beyanlar hanesindeki bu tescilli kayıtlar, kadastro tutanağında gösterilen fiili kullanım durumları ve muhdesat sahipliği dikkate alınarak Hazinece yürütülecek doğrudan satış işlemlerinde idarenin dayandığı tek resmi delil niteliğindedir.
Hazine arazisi satışı ve imar uygulamaları neden ve hangi durumlarda yapılır?
Hazine arazisi satışı ve değerlendirme işlemleri; yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi esas alınarak yapılır (Orman Kanunu). Orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin yasal çerçevenin uygulanması, kırsal kalkınmanın ivme kazanması ve tarımsal üretim sahalarının hukuki belirliliğe kavuşması amacına ve kamu yararına hizmet eder. Hazine mülkiyetine geçen iki be alanlarının fiili zilyetlerine ve kullanıcılarına doğrudan satışı, kanunda gösterilen iki be alanları tanımına ve kesinleşmiş mahkeme kararlarına tam uygunluk şartıyla resmiyet kazanarak tapu devrine konu edilir.
Hazine arazileri imar ve parselasyon uygulamalarına hangi durumlarda girer?
Hazine mülkiyetindeki taşınmazlar, imar hududu içindeki binalı veya binasız arsa ve arazilerin kamu kurumlarına veya belediyelere ait yerlerle birleştirilmesi ve yeniden imar adalarına ayrılarak parselasyon yapılması durumunda imar uygulamalarına girer. Belediyeler bu süreçte Hazine mülkiyetindeki taşınmazları malik muvafakati aramaksızın re’sen imar uygulamasına dahil etmeye yetkilidirler. Kamu kurumlarına ait araziler parselasyon planı neticesinde yeni imar adalarına tahsis edilerek bağımsız veya hisseli imar parsellerine dönüştürülmek suretiyle kente kazandırılır.
Bölgenizde parselasyon yapılırken, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında kentsel faaliyetlerin gerektirdiği umumi hizmet alanlarının tesisi için düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. İmar parselasyonunun taşınmazda meydana getirdiği objektif değer artışları karşılığında bu kesinti maliklerden herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmeksizin düşülür. Hazine mülkiyetinde bulunan araziler de imar uygulamasına girdiklerinde diğer parseller gibi bu değer artışı karşılığı düzenleme ortaklık payı kesintisine tabi tutulurlar.
Belediyelerce alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini hiçbir şartta ve durumda geçemez (İmar Kanunu). Düzenleme ortaklık payının yüzde kırk beş sınırını aşması gereken durumlarla karşılaşıldığında, belediyelerin kamulaştırma yaparak aşan kısmın bedelini nakden ödemesi kanuni bir zorunluluktur. Ayrılan bu düzenleme ortaklık payları; yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri, karakol ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları gibi ortak kamu hizmet alanlarının oluşturulmasında kullanılır ve Hazine arazilerinin parselasyona girmesiyle bu kamusal yerler karşılanır.
Doğrudan satış, ihya ve tescil şartları nelerdir?
Doğrudan satıştan yararlanabilmeniz için iki be alanlarındaki taşınmazların belirlenen tarihten önce kullanıcısı veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilmeniz ve süresi içinde başvurmanız gerekir; bu kişiler kanunen doğrudan hak sahibi sayılırlar ve devir talep edebilirler. Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde adınız geçiyorsa ve idarenin belirlediği usullere riayet ederek yasal süresinde satın alma başvurusunda bulunursanız, doğrudan satın alma hakkını hukuken elde ederek mülkiyet sürecini başlatırsınız. Ayrıca kadastro tutanaklarına veya güncelleme listelerine göre hak sahibi sayılan zilyetlerin, idarece tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul etmeleri mülkiyet devri için emredici bir kanuni şarttır.
Hazine tarım arazilerini doğrudan satın alma şartları nelerdir?
Hazineye ait tarım arazilerini doğrudan satın alma hakkına sahip olmanız için bu arazileri belirlenen tarihten itibaren en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralamanız veya fiilen kullanmanız şarttır. Tarımsal kullanımlarının halen aralıksız devam ettiği idarece tespit edilen çiftçiler ve paydaşlar arasında yer alıyorsanız, belirlenen yasal başvuru süreleri içinde başvurarak mülkiyeti doğrudan devralma talebinde bulunabilirsiniz. İdarece usulüne uygun şekilde tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz etmeksizin kabul eden tarımsal kullanıcılar kanun maddesine göre hak sahibi sayılarak tapu tesciline hak kazanırlar.
Hangi Hazine taşınmazları ve 2/B alanları satılamaz?
Kamu hizmetlerine ayrılan veya Orman Genel Müdürlüğüne ağaçlandırılmak üzere tahsis edilen taşınmazlar kanun gereğince hak sahiplerine doğrudan satılamaz ve Hazine tasarrufunda tutulmaya devam edilir. Bir hazine arazisi satışı başvurusu yapmayı düşünüyorsanız kullanmakta olduğunuz yerin konumunu ve niteliğini incelemeniz gerekir; aşağıdaki alanlar satış ve özel mülkiyet kapsamı dışındadır:
- İçme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren üç yüz metrelik koruma bandı içerisinde kalan yerler çevre güvenliği sebebiyle satış işlemlerinin tamamen dışında tutulmuştur.
- Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerler ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz sahalar genel kamu hukuku, idare hukuku ve kamusal tasarruf rejimine tabidir.
- Meydanlar, yollar, parklar ve resmi kamu binaları gibi kamusal hizmete tahsisli yerler toplumun ortak yararına hizmet ettiğinden özel mülkiyete konu yapılamaz ve üçüncü kişilere devredilemez.
- Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler kural olarak tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir ve kamusal alandır.
- Deniz, göl ve nehir gibi genel sular tescilsiz bırakılan sahipsiz yerler kapsamında olup bu alanların özel mülkiyet iddiasıyla tapu kütüğüne tescili yasal olarak engellenmiştir.
- Tarıma ve imara elverişsiz kayalık ve dağlık sahalar üzerinde fiili zilyetlik kurulması kişilere hiçbir ayni hak, zilyetlik tazminatı ve tapu tescil hakkı kazandırmaz.
Sahipsiz arazilerde ihya ve zamanaşımıyla tescil şartları nelerdir?
Hazine mülkiyetinde sayılan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar belirli kanuni şartlarla tescil olunabilir. İhya ettiğiniz taşınmazın tarım arazisine dönüştürülmesinde gerekli yasal şartlar mevcut ise taşınmaz ihya edenler adına tescil edilir; aksi takdirde Hazine adına tapuya tescil edilir ve tescil kesinleşir. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda ise ihya hükümleri kesinlikle uygulanamaz ve bu araziler Hazine mülkiyetinde varlığını kesintisiz sürdürür. Tescile tabi bulunup da özel kanunlar gereğince şahıslar adına yazılamayan, tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması teknik olarak mümkün bulunan sahipsiz araziler kadastro çalışmaları sırasında doğrudan Hazine tüzel kişiliği adına tespit olunarak tescil edilir.
Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi mülkiyetin tescili talebiyle dava açma hakkına sahiptir. Ancak yirmi yıllık zilyetlikle tescil imkanı sadece özel mülkiyete elverişli sahipsiz araziler için geçerli olup Hazine adına tescilli veya kamuya tahsisli taşınmazlarda uygulanamaz ve dava konusu yerin Hazine arazisi olmadığının mahkemece kesin tespiti şarttır.
Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler kazandırıcı zamanaşımı yolu ile hiçbir surette iktisap edilemez ve mülk edinilemez. Hazine taşınmazları tapuda kayıtlı olsun veya olmasın fiili kullanım süresine ya da nizasız zilyetliğe dayanılarak özel şahıslar tarafından zamanaşımıyla mülk edinilemez; kanunları uyarınca Devlete intikal eden taşınmaz mallar üzerinde fiili zilyetlik sürdüren işgalciler zamanaşımı iddiasıyla dava açarak mülkiyet tescili talebinde bulunamazlar.
Hak sahipliği başvurusu ve tapu devir süreci adım adım nasıl işler?
Hak sahipliği başvurusu ve tapu devir süreci, listelerde yer alma durumunuza göre belirlenen yasal sürelerde idareye müracaat etmeniz ve bedel güvencesi veya ipotek tesisiyle tapu tescilinin yapılması adımlarıyla işler. Bir hazine arazisi satışı işleminde izleyeceğiniz sıra şöyledir:
- Hak sahiplerinden kanunun yürürlüğe girdiği tarihte listelerde adı bulunanlar altı ay içinde idareye başvurarak taşınmazın bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını talep etme hakkına sahiptirler.
- Sonradan düzenlenecek güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde yetkili idareye başvuru yapılması emredici bir kural olarak belirlenmiştir.
- Taksitli satışlarda kalan borç miktarını karşılayacak tutarda banka teminat mektubu verilmesi veya Hazine lehine kanuni ipotek tesis edilmesi halinde taşınmaz tapuda hak sahibi adına derhal devredilir ve tescil olunur.
- İdare tarafından yapılan taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan satış sözleşmeleri ile kanuni ipotek sözleşmelerinde resmi şekil şartı aranmaksızın doğrudan tapu siciline işlem yapılabilir.
- Milli Emlak birimlerince düzenlenen hak sahipliği belgelerinin bildirilmesi üzerine taşınmaz üzerinde tesis edilen kanuni ipotek ile mülkiyet devri Hazine lehine tapuda hak sahibi adına resen tescil olunarak süreç tamamlanır.
Satış bedeli, indirim oranları, taksitlendirme ve ödeme süreleri nelerdir?
Hak sahiplerine doğrudan satılacak olan taşınmazların satış bedeli, parselin yüzölçümüne ve kullanım amacına göre takdir edilen rayiç bedel üzerinden belirli indirim oranlarıyla hesaplanır. İki be alanlarında parselin dört yüz metrekareye kadar olan kısmı için satış bedeli takdir edilen rayiç bedelin yüzde ellisi üzerinden indirimli olarak hesaplanır. Parselin dört yüz metrekareyi aşan yüzölçümü fazlası için satış bedeli rayiç bedelin yüzde yetmişi üzerinden hesaplanarak mülkiyet devri için gereken toplam satış bedeli ortaya çıkarılır. Birden fazla taşınmazda hak sahibi olmanız halinde yüzde elli oranındaki indirimli satış bedeli uygulaması, yazılı olarak tercih edeceğiniz yalnızca bir tek taşınmaz için geçerli kabul edilir.
Tamamen ve bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerinde sürekli ikamet amaçlı konut hariç yapı bulunmayan yerler için satış bedeli doğrudan rayiç bedelin yüzde ellisi üzerinden hesaplanarak çiftçilere tanınır. Doğrudan hak sahiplerine satılacak Hazine tarım arazilerinin satış bedeli de takdir edilen güncel rayiç bedelin yüzde ellisi üzerinden hesaplanır.
Peşin ödeme indirimi ve taksitlendirme süreleri nasıldır?
Satış bedelini peşin ödemeyi seçerseniz indirim alırsınız, taksitli ödemeyi seçerseniz taşınmazın bulunduğu yere göre değişen vadelerle faizsiz ödeme yaparsınız. Hazine arazisi satışı ödemelerinde ve Hazine tarım arazilerinin satışında iki be taşınmazları için kanunda gösterilen indirimli peşin ödeme ve uzun vadeli faizsiz taksitlendirme şartları aynen geçerli kabul edilerek tatbik edilir. Ödeme seçenekleriniz şunlardır:
- Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi halinde yüzde yirmi oranında kanuni indirim uygulanır.
- Satış bedelinin en az yarısının peşin ödenmesi durumunda peşin ödenen kısım için yüzde on oranında indirim uygulanır ve kalan bakiye için taksitlendirme hükümleri işletilerek tahsilat yapılır.
- Peşin veya indirimli satış bedellerinin yetkili idarece yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ilgili muhasebe birimine defaten yatırılması kanunen zorunludur.
- Peşinatın tebligat tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmesi şartıyla kalan borç tutarı faizsiz eşit taksitlere bölünür.
- Taksitli satışlarda satış bedelinin kalan kısmı belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla beş yılda on eşit taksitte hiçbir faiz işletilmeksizin ödenir.
- Belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan taşınmazlar için satış bedeli bakiyesi en fazla altı yılda on iki eşit taksitte faizsiz olarak ödenir.
Ecrimisil ve kira bedellerinin satış bedelinden mahsubu nasıl yapılır?
Kanun hükümlerine göre hak sahiplerine satılan Hazine tarım arazilerinden ilave ecrimisil alınmaz ve tahakkuk ettirilmiş mevcut ecrimisiller kayıtlardan tamamen terkin edilerek silinir. Bu arazileri satın almak için başvurduğunuzda, başvuru tarihi itibarıyla geriye dönük son beş yıl için tahsil edilen ecrimisil ve kira bedelleri hesaplanan nihai satış bedelinden mahsup edilir. Mahsup edilen ecrimisil bedelinin satış bedelinden fazla olması durumuyla karşılaşırsanız, aradaki farkın hak sahibine nakden iadesi kanunun emredici kuralı gereğince hiçbir surette yapılamaz ve Hazineye gelir kaydedilir.
Ecrimisil, haksız işgal ve iyiniyetli zilyetlik arasındaki farklar nelerdir?
Haksız işgalde kamu idaresine geriye dönük ecrimisil adı altında tazminat ödenirken, iyiniyetli zilyetlikte idareye herhangi bir tazminat ödenmez ve elde edilen gelirler geri verilmez. Kamu arazisini haksız alıkoymuş olan iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi kusuruyla ihmal eylediği doğal ve medeni ürünler karşılığında kamu idaresine geriye dönük ecrimisil adı altında tazminat ödemekle yükümlü tutulur. İyiniyetli olmayan haksız zilyet (fuzuli şagil) konumundaysanız, taşınmazın muhafazası için yaptığınız giderlerden ancak hak sahibi idare için de zorunlu olanların tazmin edilmesini talep edebilirsiniz; zorunlu olanlar dışındaki masrafların tazmin edilmesini isteyemezsiniz ve bu giderler işgalcinin üzerinde kalır.
Milli Emlak ile sözleşme yaparak veya hukuken geçerli bir hakka dayanarak iyiniyetle zilyedi bulunduğunuz taşınmazı karineyle mevcut hakkınıza uygun şekilde kullanıyor ve ondan yararlanıyorsanız durumunuz farklıdır. Bu durumda idareye karşı herhangi bir tazminat ödemek ve araziden elde ettiğiniz tarımsal ürünleri ve gelirleri geri vermekle yükümlü tutulamazsınız.
Doğrudan satışın avantajları ve hak kaybı riskleri nelerdir?
Doğrudan satış sürecinde satılamayan yerler için eşdeğer arazi teklifi ve iki taksit gecikme hakkı gibi imkanlar bulunurken, başvuru ve ödeme sürelerinin kaçırılması veya tarım arazilerinin amaç dışı kullanılması hak kaybı ve ek ödeme riskleri doğurur. Hazine arazisi satışı işlemlerinde belirlenen altı ve sekiz aylık müracaat süreleri hak düşürücü nitelikte olup süresinde başvuru yapmayan zilyetlerin doğrudan satın alma hakları kanunen tamamen ortadan kalkar ve taşınmaz genel hükümlere tabi olur.
Taksitli veya peşin ödeme aşamasında ve kullanım sonrasında karşılaşabileceğiniz diğer durumlar şunlardır:
- Peşin satışlarda bedelin tamamını veya taksitli satışlarda peşinatı ve vadeli taksitleri süresinde ödemeyerek yükümlülüklerini aksatanların doğrudan satın alma hakları kanunen kendiliğinden düşer ve hak sahipliği biter.
- Taksitli satışlarda taksit süresinin sonuna kadar ödenmek kaydıyla taksitlerden ikisinin vadesinde ödenmemesi yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmez ve kazanılmış doğrudan satın alma haklarını ortadan kaldırmaz.
- Vadesinde ödenmeyen taksit tutarlarına belirlenen resmi gecikme zammı gecikilen süre nispetinde uygulanarak hak sahibinden tahsil edilir (Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun).
- Tarımsal kullanım indirimiyle satın alınan iki be taşınmazlarının sonradan tarım dışı amaçlarla kullanılması halinde, satış tarihindeki rayiç bedelin yüzde yetmişi esas alınarak aradaki fark kanuni faiziyle ilgilisinden tahsil edilir; kullanım amacının değiştirilmesi neticesinde ortaya çıkan bu bedel farkı, ecrimisilin tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin genel hükümler uyarınca tapudaki kayıt malikinden talep ve tahsil olunur.
- İndirimli satış bedeliyle satın alınan Hazine tarım arazilerinin sonradan amaç dışı kullanılması halinde aradaki bedel farkı kanuni faiziyle birlikte ilgili kayıt malikinden gecikmeksizin tahsil olunur.
- Kamu hizmetlerine ayrılan, ağaçlandırılmak üzere tahsis edilen veya üç yüz metrelik su havzası koruma bandında kalan satışı mümkün olmayan yerler karşılığında talep edilmesi halinde hak sahiplerine rayiç değerine eşdeğer başka bir iki be arazisi teklif edilerek mülkiyet hakkı telafi edilebilir.
Hazine arazisi satışı işlemlerinde kadastro tutanakları ve güncelleme listelerindeki kayıtlarınızı kontrol ederek altı ve sekiz aylık başvuru süreleri ile tebligat sonrası üç aylık ödeme süresine uymanız, mülkiyet devrini tamamlamanızı sağlar.



