- startkeyzirve
- miras paylaşımı,miras hukuku,miras davası,anlaşmazlık çözümü,miras anlaşmazlığı,mal paylaşımı,mirasın reddi,vasiyetname
- 0Yorumlar
- 529Görüntülenme
Miras paylaşımı, mirasbırakanın vefatı ile birlikte geride bıraktığı tüm malvarlığı, hak ve borçlardan oluşan terekenin yasal veya atanmış mirasçılar arasında kanuni kurallara uygun olarak bölüştürülmesi sürecidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kendiliğinden kazanırlar. Birden çok mirasçı bulunması durumunda terekedeki tüm taşınmazlar ve haklar üzerinde paylaşmaya kadar Türk Medeni Kanunu’nun 640. ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyeti kurulur. Miras kalan konut, arsa ve tarlaların devri, kiralanması veya satılması için kanunda aksi belirtilmedikçe tüm mirasçıların oybirliğiyle karar alması zorunludur. Ortak kararın alınamadığı durumlarda ise mevzuatın tanıdığı yasal yollar ve yargı süreçleri devreye girer.
Yasal Mirasçılar Kimdir? Türk Medeni Kanunu Zümre Sistemi
Türk miras hukukunda yasal mirasçılık zümre esasına dayanır. Mirasbırakanın geçerli bir vasiyetnamesi veya miras sözleşmesi bulunmadığı takdirde tereke, Türk Medeni Kanunu’nun 495, 496 ve 497. maddelerinde düzenlenen üç dereceli zümre sistemine göre dağıtılır. Zümre sisteminin işleyişinde geçerli olan temel kural, bir önceki zümrede tek bir mirasçı dahi bulunduğu sürece sonraki zümredeki kişilerin mirastan pay alamamasıdır. Zümre içi paylaşımlarda ise eşitlik ve halefiyet ilkeleri uygulanır.
1. Zümre: Altsoy (Çocuklar, Torunlar ve Torun Çocukları)
Türk Medeni Kanunu’nun 495. maddesi uyarınca mirasbırakanın birinci derece mirasçıları onun altsoyudur. Çocuklar cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin ana ve babalarına eşit oranlarda mirasçı olurlar. Evlilik içi doğan çocuklar ile evlilik dışı doğup soybağı kurulan çocuklar ve evlatlıklar eşit miras hakkına sahiptir. Mirasbırakandan önce vefat etmiş olan bir çocuğun yerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyu yani mirasbırakanın torunları alır.
Örneğin iki çocuğu bulunan bir mirasbırakanın çocuklarından biri kendisinden önce vefat etmiş ve geride iki torun bırakmışsa, hayatta olan çocuk mirasın yarısını alırken vefat eden çocuğun yarım hissesi iki torun arasında eşit olarak çeyrek paylar halinde dağıtılır. Birinci zümrede tek bir kanuni mirasçı bulunduğu müddetçe miras asla ikinci veya üçüncü zümreye intikal etmez. Altsoy terekenin birinci öncelikli hak sahibidir.
2. Zümre: Ana ve Baba ile Onların Altsoyu (Kardeşler, Yeğenler)
Türk Medeni Kanunu’nun 496. maddesi gereğince altsoyu bulunmayan bir mirasbırakanın mirasçıları ana ve babasıdır; bunlar terekeden eşit paylarla hak sahibi olurlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoyları yani mirasbırakanın kardeşleri ve onların çocukları alır. Yanlardan birinde altsoy bulunmaksızın ana veya babanın ölümü halinde, bütün miras payı diğer taraftaki ana veya babaya ya da onların altsoyuna intikal eder.
Bu zümre ancak mirasbırakanın çocuğu veya torunu bulunmadığı durumlarda devreye girer. Mirasbırakan evli olup çocuğu yoksa, sağ kalan eş ile birlikte 2. zümrede yer alan anne, baba veya kardeşler mirasçı sıfatı kazanırlar. Anne ve babanın her ikisi de hayatta değilse onların payı mirasbırakanın kardeşleri arasında paylaştırılır.
3. Zümre: Büyük Ana ve Büyük Babalar ile Onların Altsoyu
Türk Medeni Kanunu’nun 497. maddesi uyarınca altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçıları büyük anaları ve büyük babalarıdır; bunlar eşit paylarla mirasçı olurlar. Mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, kendi altsoyları yani amcalar, dayılar, halalar, teyzeler ve onların çocukları alır.
Üçüncü zümre çok nadir durumlarda, mirasbırakanın altsoyu ile anne-baba zümresinden hiçbir mirasçının hayatta olmaması halinde devreye girer. Bir kolda büyük ana veya büyük baba vefat etmişse ve altsoyu yoksa, pay aynı taraftaki diğer büyük ana veya büyük babaya kalır.
Sağ Kalan Eşin Miras Payı
Sağ kalan eş bağımsız bir zümre mirasçısı değildir; zümre sisteminin dışında yer alarak mirasbırakanın hangi zümre mirasçılarıyla birlikte terekeden hak aldığına göre kanunla belirlenmiş farklı paylara hak kazanır. Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesi gereğince sağ kalan eşin yasal miras payı şu kurallara tabidir:
- Mirasbırakanın altsoyu ile birlikte mirasçı olursa: Terekenin dörtte biri (1/4),
- Mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa: Terekenin yarısı (1/2),
- Mirasbırakanın büyük ana ve büyük baba zümresi ile birlikte mirasçı olursa: Terekenin dörtte üçü (3/4),
- Yukarıda sayılan zümrelerde hiçbir kanuni mirasçı bulunmaması halinde: Terekenin tamamı (4/4) sağ kalan eşe intikal eder.
Örnek hesaplama: Mirasbırakan vefat ettiğinde geride sağ kalan eşi ile üç çocuğu kalmışsa; sağ kalan eş terekeden 1/4 pay alır. Kalan 3/4 pay ise üç çocuk arasında eşit olarak bölünerek her bir çocuğa 1/4 oranında hisse isabet eder. Şayet çocuk bulunmayıp mirasbırakanın geride eşi ve anne-babası kalmışsa; eş terekeden 1/2 pay alırken, anne ve babanın her birine 1/4 pay düşer. Mirasbırakanın eşi, evlilik birliğinin ölümle sona ermesi sebebiyle öncelikle mal rejimi tasfiyesinden doğan haklarını talep edebilir; ardından kalan tereke üzerinden miras payını alır.
Eşin miras payı terekedeki tüm taşınmazlar ve menkul değerler üzerinde geçerlidir. Eş ile diğer mirasçılar arasında konutun kime tahsis edileceği hususunda anlaşmazlık çıktığında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca sağ kalan eş aile konutu üzerinde intifa veya oturma hakkı talep edebilir.

Zümre Sistemi ve Eşin Payı Özet Tablosu
Aşağıdaki tablo, mirasbırakanın vefatında geride kalan aile bireylerinin zümre durumuna göre sağ kalan eşin ve akrabaların yasal miras oranlarını özetlemektedir:
| Birlikte Mirasçı Olunan Zümre | Zümredeki Akrabalar | Eşin Yasal Payı | Zümrenin Toplam Payı |
|---|---|---|---|
| 1. Zümre | Çocuklar, torunlar | 1/4 (dörtte bir) | 3/4 (çocuklar arasında eşit) |
| 2. Zümre | Anne, baba, kardeşler, yeğenler | 1/2 (yarısı) | 1/2 (anne ve babaya eşit) |
| 3. Zümre | Büyük anne, büyük baba, amca, hala, dayı, teyze | 3/4 (dörtte üç) | 1/4 (büyük anne ve babalara eşit) |
| Zümre Mirasçısı Yoksa | Hiçbir kan hısımı bulunmadığında | Tamamı (4/4) | Pay kalmaz |
Vasiyetname, Saklı Pay ve Tenkis Davası
Mirasbırakan hayatta iken malvarlığı üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunarak terekesini dilediği gerçek veya tüzel kişilere bırakabilir. Ancak kanun koyucu, mirasbırakanın en yakın aile bireylerini korumak amacıyla tasarruf yetkisine yasal bir sınır getirmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 505. maddesi uyarınca altsoyu, ana-babası veya eşi bulunan mirasbırakan, saklı paylar dışındaki kısımda ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Saklı pay sahibi mirasçıların hakları mirasbırakan tarafından keyfi biçimde ortadan kaldırılamaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi gereğince saklı pay oranları şu şekildedir:
- Altsoy için: Yasal miras payının yarısı (1/2),
- Ana ve babanın her biri için: Yasal miras payının dörtte biri (1/4),
- Sağ kalan eş için: Altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı ise yasal payının tamamı (1/1); diğer hallerde yasal miras payının dörtte üçü (3/4).
5650 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 2007 yılından itibaren kardeşlerin saklı pay hakkı yürürlükten kaldırılmıştır; kardeşler saklı paylı mirasçı değildir. Dolayısıyla çocuksuz bir mirasbırakan vasiyetname düzenleyerek malvarlığını kardeşleri dışındaki üçüncü bir şahsa veya vakfa bırakabilir ve kardeşlerin buna karşı saklı pay ihlali iddiasıyla tenkis davası açma hakkı bulunmaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesi uyarınca saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan bağış ve vasiyetlerin saklı paylarını zedeleyen kısmının indirilmesi için tenkis davası açabilirler. Kanunun 571. maddesi gereğince tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinden başlayarak on yıl geçmekle düşer. Bu hak düşürücü süreler kamu düzenine ilişkin olup sürelerin geçmesi halinde dava hakkı ortadan kalkar.
Tenkis davasında mahkeme, mirasbırakanın vefat tarihindeki tereke mevcudunu tespit eder; terekedeki taşınmazların ve nakit varlıkların aktif değeri belirlenirken mirasbırakanın borçları, cenaze masrafları ve tereke mühürleme giderleri pasif olarak tenzil edilir. Net tereke değeri üzerinden saklı paylar hesaplanır ve vasiyet veya bağışlamaların saklı payı zedeleyen kısmı tenkise tabi tutulur.
Tasarruf edilebilir kısım terekenin tamamından saklı payların toplamı düşüldükten sonra kalan miktardır. Mirasbırakan bu serbest kısım üzerinde dilediği gibi bağışlama veya vasiyet tasarrufu yapabilir. Mirasçıların tenkis davası açabilmesi için saklı paylarının fiilen eksik kalmış olması şarttır.

Miras Kalan Taşınmazın Tapuya Geçirilmesi: Veraset İlamı ve İntikal
Bir taşınmaz miras kaldığında mirasçıların hak sahibi olabilmesi ve resmi tapu devri yapabilmesi için sırasıyla şu yasal işlemler tamamlanmalıdır:
- Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Alınması: Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi uyarınca başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenen kimselere, sulh hukuk mahkemesi veya noter tarafından mirasçılık sıfatlarını gösteren resmi bir belge verilir. Nüfus kayıtlarında kapalılık veya yabancılık unsuru bulunmadığı sürece noterlerden kısa sürede temin edilebilen bu belgenin ayrıntıları veraset ilamı nedir rehberimizde ele alınmıştır.
- Veraset ve İntikal Vergisi İşlemleri: İlgili vergi dairesine veraset beyannamesi verilerek taşınmaza ilişkin vergi ilişiği kesilir. Tapu devirlerindeki tüm mali kalemler ve vergi kuralları ev alım satımında vergiler rehberimizde toplanmıştır.
- Tapuda İntikal Tescili: Veraset ilamı ile birlikte tapu müdürlüğüne başvurularak mülkiyet mirasçılar adına elbirliği mülkiyeti olarak tescil edilir. 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca ölüm tarihinden itibaren iki yıl içinde intikal yapılmazsa tapu müdürlüğü mirasçılık belgesi için yargıya başvurma yetkisine sahiptir. İntikal sürecinin adımları için intikal işlemi nedir rehberimize başvurabilirsiniz.
İntikal işlemi tamamlanmadan mirasçılardan birinin kendi payını tapuda üçüncü bir kişiye devretmesi veya taşınmazı müstakilen satması hukuken mümkün değildir. Tapuda elbirliği mülkiyeti devam ettiği müddetçe ortak mülkiyet rejiminin getirdiği oybirliği zorunluluğu geçerliliğini korur. Tapu müdürlüğünde yapılan intikal işlemi terekedeki mülkiyetin mirasçılar adına tescilini sağlar.
Mirasçılar Arasında Paylaşma Sözleşmesi
Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesi gereğince, kanun veya sözleşme gereğince ortaklığı sürdürme yükümlülüğü bulunmadıkça, her mirasçı her zaman mirasın paylaşılmasını isteme hakkına sahiptir. Mirasçılar kendi aralarında anlaşarak terekeyi diledikleri gibi paylaştırabilirler.
Kanunun 676. maddesi uyarınca mirasçılar arasında terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesi veya malların paylaşılması yazılı olarak akdedilecek bir paylaşma sözleşmesi ile mümkündür. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların katılımıyla yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Anlaşma sağlandığında tapu müdürlüğünde her mirasçının hissesi paylı mülkiyet olarak ayrı ayrı tescil edilir ve her bir mirasçı kendi hissesi üzerinde tasarruf yetkisi kazanır.
Yazılı paylaşma sözleşmesi ile terekede yer alan birden çok taşınmaz mirasçılar arasında paylaştırılabilir; örneğin bir daire bir mirasçıya, diğer arsa başka bir mirasçıya tahsis edilebilir ve aradaki değer farkı nakit denkleştirme bedeli ile kapatılabilir. Bütün mirasçıların ıslak imzası sözleşmenin geçerlilik şartıdır. Paylaşma sözleşmesi noterde onaylatılabileceği gibi mirasçıların kendi aralarında yazılı olarak imzalanması da kanunen bağlayıcıdır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde terekedeki hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve yasal temsil yetkileri saklı kalmak üzere birlikte tasarrufta bulunur.
Mirasçılardan her biri sözleşme veya kanun gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadıkça her zaman taksim talebinde bulunabilir. TMK 642. maddesi kapsamında terekedeki belirli malların aynen veya satış yoluyla paylaştırılmasına sulh mahkemesince karar verilir.
Açılmış mirasta mirasçılardan birinin payını devralan veya borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı sulh mahkemesine başvurabilir. TMK 648. maddesi uyarınca alacaklı sulh hakiminden mirasçının yerine taksim işlemine katılmak üzere bir kayyım atanmasını talep edebilir.
Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. TMK 676. maddesi gereğince elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülebilir ve paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
Miras hukukuna ilişkin yasal hak ve başlangıç hükümlerini resmi gazete ve kanun metninden incelemek amacıyla 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Mevzuat Metni üzerinden resmi düzenlemeleri tetkik edebilirsiniz.

Anlaşmazlık Halinde: Zorunlu Arabuluculuk ve Ortaklığın Giderilmesi Davası
Mirasçılar taşınmazın nasıl paylaşılacağı veya satılacağı konusunda oybirliği sağlayamazlarsa yargı yoluna başvurulur. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/B maddesi birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Doğrudan mahkemeye açılan davalar arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddedilir.
Arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamazsa, Türk Medeni Kanunu’nun 642. maddesi gereğince mirasçılardan herhangi biri sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Hâkim öncelikle taşınmazın mirasçılar arasında aynen taksim edilip edilemeyeceğini araştırır; taşınmazın niteliği bölünmeye elverişli değilse icra yoluyla açık artırmada satılarak bedelin paylar oranında mirasçılara dağıtılmasına karar verir. Dava aşamaları ve satış kuralları hakkında ayrıntılı bilgiler ortaklığın giderilmesi davası rehberimizde anlatılmıştır.
Açık artırma yoluyla yapılan satışlarda mirasçılar da ihaleye girerek taşınmazı satın alma hakkına sahiptir. Mahkemece tayin edilen bilirkişi heyeti taşınmazın güncel piyasa rayicini belirler ve satış bu muhammen bedel üzerinden başlatılır. Satış masrafları ve harçlar satış bedelinden karşılandıktan sonra net bakiye mirasçılara hisseleri nispetinde paylaştırılır.
Ortaklığın giderilmesi davasında taşınmaz üzerinde ipotek veya haciz şerhleri bulunması satışa engel teşkil etmez. Satış bedeli mahkeme veznesine depo edildiğinde, tapu kütüğündeki şerhler satış bedeline aktarılır ve taşınmaz alıcıya tüm takyidatlardan arındırılmış temiz bir tapu senedi ile teslim edilir.
Ortaklığın giderilmesi davasında bütün mirasçıların davaya taraf gösterilmesi kanuni zorunluluktur. Tek bir mirasçının bile davaya dahil edilmemesi halinde karar verilemez. Aynen taksim talebinde bulunan mirasçı, taşınmazın bağımsız bölümlere ayrılarak kat mülkiyeti kurulmaya müsait olduğunu ispatlamak durumundadır; tek bir konuttan oluşan dairelerde aynen taksim mümkün olmadığından doğrudan satış yoluna gidilir.
Miras Kalan Evde Hissedarların Hakları ve İlgili Davalar
Miras kalan taşınmazlarda intikal ve paylaşma süreçlerinde hak kayıplarını engellemek amacıyla Türk Medeni Kanunu çeşitli koruyucu davalar ve ayni haklar düzenlemiştir:
- Paydaşın Payını Satması ve Önalım Hakkı: Paylı mülkiyete geçildikten sonra bir mirasçı hissesini üçüncü bir şahsa satarsa, TMK md. 733 ve 734 hükümleri uyarınca diğer paydaşların yasal önalım hakkı bulunur. 7571 sayılı Kanun düzenlemesi uyarınca önalım hakkı satıştan itibaren en geç bir yılda düşer ve bedel mahkemece rayiç olarak belirlenir. Süreç için hisseli tapu nedir sayfamıza bakabilirsiniz.
- Haksız İşgal ve Ecrimisil Talebi: Miras kalan evde diğer mirasçıların rızası olmaksızın tek başına oturan veya kira gelirini paylaşmayan mirasçı aleyhine geriye dönük haksız işgal tazminatı talep edilebilir. Hukuki detaylar ecrimisil davası rehberimizde toplanmıştır.
- Muris Muvazaası ve Tapu İptali: Mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı muvazaalı satış ve bağışların iptali için açılan davalar muvazaa nedir ve tapu iptal davası nasıl açılır incelemelerimizde incelenmektedir.
- Sınırlı Ayni Haklar: Mirasbırakan tarafından vasiyetle tesis edilebilen kullanım hakları için intifa hakkı nedir, oturma hakkı için sükna hakkı nedir, geri alım hakkı için vefa hakkı nedir ve araziye ulaşım hakları için geçit hakkı nedir yazılarımızdan bilgi edinebilirsiniz.
Mirasçılar İçin Pratik Adım Adım Yol Haritası
Miras kalan bir konut veya arsa üzerinde mülkiyet haklarını korumak isteyen mirasçıların izlemesi gereken sıralı adımlar şunlardır:
- Nüfus ve Ölüm Kaydının Tespiti: Mirasbırakanın vefatının nüfus müdürlüğünce kayıtlara işlenmesinin ardından yetkili noterden veya sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi talep edilir.
- Terekenin Araştırılması: Mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazlar, tapu müdürlükleri veya e-devlet portalı üzerinden sorgulanarak kütük kayıtları, ipotek ve haciz şerhleri çıkarılır.
- Vergi Dairesi Başvurusu: İlgili ilçe belediyesinden emlak vergisi ilişik kesme yazısı alınır ve vergi dairesine veraset intikal bildirimi verilir.
- Tapuda İntikal Müracaatı: Web tapu sistemi üzerinden veraset ilamı ibraz edilerek taşınmaz tüm mirasçılar adına tescil ettirilir. 2644 sayılı Tapu Kanunu Ek 1. maddesi gereğince bu işlemin geciktirilmeden yapılması idari zorunluluktur.
- Rızaen Paylaşım veya Dava Aşaması: Mirasçılar yazılı bir paylaşma sözleşmesi hazırlayarak mülkiyeti bölüştürür; uzlaşma sağlanamadığında ise 6325 sayılı Kanun uyarınca arabuluculuk yolu denenir ve mahkemede ortaklığın giderilmesi davası açılır.
- Taşınmazın Korunması ve Yönetimi: Paylaşma tamamlanana kadar taşınmazın bakım, onarım ve emlak vergisi ödemeleri mirasçılar tarafından elbirliğiyle karşılanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Miras paylaşımı nasıl yapılır?
Miras paylaşımı öncelikle veraset ilamı alınması ve intikalin yapılmasıyla başlar. Mirasçılar Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi gereğince kendi aralarında yazılı bir paylaşma sözleşmesi imzalayarak terekeyi rızaen paylaşabilirler. Anlaşma sağlanamazsa zorunlu arabuluculuk sürecinin ardından mahkemede ortaklığın giderilmesi davası açılır.
Sağ kalan eşin miras payı ne kadardır?
Türk Medeni Kanunu’nun 499. maddesine göre eş; çocuklarla birlikte mirasçı olursa mirasın dörtte birini (1/4), anne-baba veya kardeşlerle birlikte mirasçı olursa mirasın yarısını (1/2), büyük anne-büyük baba ile mirasçı olursa dörtte üçünü (3/4), hiçbir zümre mirasçısı yoksa terekenin tamamını alır.
Kardeşler hangi durumda mirasçı olur ve saklı payları var mıdır?
Kardeşler, mirasbırakanın altsoyu bulunmadığı takdirde 2. zümre kapsamında anne ve babanın halefi olarak mirasçı olabilirler. Ancak 5650 sayılı Kanun uyarınca kardeşlerin saklı pay hakkı bulunmamaktadır; mirasbırakan vasiyetname ile saklı payı olmayan kardeşlerini miras dışı bırakabilir.
Saklı pay nedir ve kimleri kapsar?
Saklı pay, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünü sınırlayan ve kanunen belirli mirasçılara tanınan dokunulmaz asgari miras payıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca yalnızca altsoy, anne-baba ve sağ kalan eş saklı pay sahibi mirasçılardır.
Mirasçılardan biri evin satışına onay vermezse ne olur?
Miras kalan taşınmaz elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan tek bir mirasçının dahi muhalefeti satışı engeller. Bu durumda anlaşmak isteyen mirasçılar 6325 sayılı Kanun kapsamında önce arabuluculuğa başvurur, uzlaşma sağlanamazsa sulh hukuk mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açarak taşınmazın icra yoluyla satılmasını ve bedelinin paylaştırılmasını talep edebilir.
Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet arasındaki fark nedir?
Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların bağımsız payları üzerinde tek başına tasarruf yetkisi yoktur; taşınmazın satışı veya kiralanması için oybirliği şarttır. Paylı mülkiyette ise her paydaşın tapu kütüğünde belirli bir payı bulunur ve her paydaş kendi hissesini diğer paydaşların önalım hakkı saklı kalmak kaydıyla satabilir.
Miras kalan taşınmazda hisse devri noterde yapılabilir mi?
Türk Medeni Kanunu uyarınca mirasçılar kendi aralarında miras payının devrine ilişkin sözleşmeyi yazılı şekilde yapabilirler. Mirasçılar arasında yapılan bu devir sözleşmesi noterde yapılabileceği gibi adi yazılı olarak da geçerlidir. Ancak miras payının mirasçı olmayan üçüncü bir kişiye devredilmesi durumunda sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması kanuni zorunluluktur.
Miras kalan evde oturan mirasçıdan kira istenebilir mi?
Evet, miras kalan evi diğer mirasçıların rızası olmadan tek başına kullanan hissedara karşı intifadan men ihtarnamesi gönderilerek ecrimisil talep edilebilir. Hissedarlar geçmişe dönük haksız işgal bedelini sulh hukuk mahkemesi kanalıyla tahsil etme hakkına sahiptir.
Alım satım sürecinde aklınıza takılan bir konu olursa Startkey Zirve Gayrimenkul’e (0232) 202 22 35 numarasından ya da [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz. Ofisimiz Balatçık Mah. 8914 Sk. No:68/B, Çiğli/İzmir adresinde.


